top of page

KAÇ TEKRAR YAPILMALI? - GÜÇ, HİPERTROFİ VE DAYANIKLILIK

Direnç antrenmanı yapan bireyler arasında en sık sorulan sorulardan biri, bir egzersizin kaç tekrar ve kaç set ile yapılması gerektiğidir. Spor salonlarında, antrenman programlarında ve özellikle dijital platformlarda bu soruya verilen cevaplar oldukça çeşitlidir. Çoğu zaman belirli tekrar aralıklarının belirli adaptasyonlara yol açtığı yönünde basit bir model sunulur: düşük tekrarların güç gelişimini, orta tekrarların kas hipertrofisini ve yüksek tekrarların kas dayanıklılığını geliştirdiği ifade edilir.



Bu yaklaşım literatürde “repetition continuum” (tekrar sürekliliği modeli) olarak adlandırılır. Bu modele göre kullanılan yük ile yapılabilen tekrar sayısı arasında sistematik bir ilişki vardır ve bu ilişki farklı fizyolojik adaptasyonları tetikler. Örneğin yüksek yüklerle yapılan düşük tekrarların maksimal kuvveti artırdığı, orta düzey yüklerle yapılan tekrarların kas büyümesi için ideal olduğu ve düşük yüklerle yapılan yüksek tekrarların kas dayanıklılığını geliştirdiği ileri sürülmüştür. Bu görüş, direnç antrenmanının planlanmasında uzun yıllar boyunca temel bir referans noktası olarak kabul edilmiştir.


Ancak son yıllarda yayınlanan çok sayıda çalışma, bu modelin düşündüğümüz kadar kesin sınırlar içermeyebileceğini göstermektedir. Özellikle kas hipertrofisi gibi adaptasyonların yalnızca belirli tekrar aralıklarına özgü olmadığı, geniş bir yük aralığında benzer sonuçların elde edilebildiği yönünde giderek artan bir kanıt birikimi oluşmuştur. Bu durum, direnç antrenmanında kullanılan yük ve tekrar sayısının adaptasyonları nasıl etkilediğine dair daha kapsamlı bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.


Bu yazının amacı, direnç antrenmanında kullanılan yük büyüklüğü (load) ve tekrar sayısı (repetitions) arasındaki ilişkiyi ele almak ve bu değişkenlerin üç temel adaptasyon üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında incelemektir:

  • maksimal kas gücü (strength)

  • kas hipertrofisi (hypertrophy)

  • lokal kas dayanıklılığı (muscular endurance)

Amaç tek bir “ideal tekrar aralığı” önermek değil; aksine, bu adaptasyonların hangi fizyolojik mekanizmalar üzerinden ortaya çıktığını açıklamak ve direnç antrenmanının bilimsel temelini daha objektif bir çerçevede ortaya koymaktır.

                                        Daha fazlasını okumak ister misiniz?

                                        Bu özel yazıyı okumaya devam etmek için intellicorpus.com sitesine abone olun.

                                        bottom of page