top of page

Adisyon Fişlerinin Erkek Üreme Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Nov 4, 2025
5 min read

Birçoğumuz için kahve ya da fastfood alışverişi sonrasında uzatılan küçük fiş, gündelik hayatın sıradan bir parçasıdır. Ancak bu basit temas, düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir biyolojik hikâyenin parçası olabilir. Termal yazıcı fişlerinin yüzeyinde, baskının ısıyla ortaya çıkmasını sağlayan kimyasallar bulunur. Bu maddelerden biri de Bisfenol A (BPA)’dır. Plastiklerde, şişelerde ve metal kaplamalarda sıkça kullanılan, fakat aynı zamanda endokrin bozucu etkileriyle tanınan bir bileşiktir. Bu yazıda, son yıllarda yapılan iki önemli çalışmayı inceleyip BPA’nın fişlerden insan vücuduna geçip geçmediği ve bu maruziyetin erkek hormon sistemi üzerinde nasıl bir etkisi olabileceği sorularını netleştirmeye çalışacağız.





Fİşten Kana BPA GeÇİŞİ

2014 yılında yayımlanan PLOS ONE çalışması, termal fişlerden BPA geçişini doğrudan insan üzerinde ölçen ilk kapsamlı deneylerden biriydi. Araştırmacılar, farklı senaryolarda BPA’nın cilt yoluyla vücuda ne kadar geçtiğini anlamak için üç aşamalı bir deney tasarladı: kuru el teması, dezenfektanlı el teması ve dezenfektan + fiş + yiyecek kombinasyonu.




Kuru El Teması

İlk senaryoda katılımcılar, herhangi bir dezenfektan ya da losyon kullanmadan, kuru elleriyle BPA içeren fişi 4 dakika boyunca tuttular. Bu durumda fiş yüzeyinden ele geçen BPA miktarı oldukça düşüktü — ortalama sadece 6-7 mikrogram.



Cilt bariyeri etkili bir koruma sağladı; kanda ölçülen biyoaktif BPA (uBPA) çoğu katılımcıda tespit edilemeyecek kadar düşük kaldı. 30 dakika sonrasında yapılan ölçümlerde erkeklerde çok hafif bir konjuge BPA artışı görülse de, bu istatistiksel olarak anlamlı değildi. İdrarda da 60. dakikada belirgin bir artış saptanmadı.



Kısacası, sağlıklı ve kuru bir cilt, BPA geçişine karşı oldukça dayanıklıydı; bu senaryoda fişle temasın biyolojik etkisi yok denecek kadar azdı. Bu miktar cilt bariyeri tarafından büyük ölçüde tutuldu; deriden kana geçen BPA neredeyse ölçülemeyecek kadar azdı.


Kısacası, sağlıklı ve kuru bir cilt, BPA’nın geçişine karşı oldukça koruyucu davranıyordu.



El Dezenfektanı Sonrası Temas

İkinci durumda, katılımcılar önce alkol bazlı bir el dezenfektanı (Purell) sürdüler, ardından aynı boyuttaki fişi tuttular. Bu aşamada amaç, fiş yüzeyinden cilde geçen toplam BPA miktarını ölçmekti; yani kan veya idrar değil, yalnızca transfer incelendi.


Sonuçlar çarpıcıydı. Dezenfektan, cildin koruyucu yağ tabakasını çözüp geçirgenliği artırdığı için BPA, fiş yüzeyinden çok daha kolay ayrıldı. Yalnızca 45 saniye içinde ellerde ortalama 581 mikrogram BPA birikti — bu, kuru ellere kıyasla yaklaşık 185 kat daha fazla.


İlginç şekilde, 4 dakika sonunda bu miktar ~425 mikrograma düştü; bu da yüzeye geçen BPA’nın bir kısmının o süre içinde deriden emilmeye başladığını gösteriyor.


Yani fiş yüzeyindeki BPA, ıslak deriye hızla geçiyor ve bir bölümü o anda vücuda çekilmeye başlıyor. Bu senaryoda kan veya idrarda ölçüm yapılmadı, ancak transfer miktarı o kadar yüksekti ki sistemik emilimin kaçınılmaz olduğu düşünülüyor.





El Dezenfektanı + Fiş + Yiyecek (Gerçekçi Senaryo)

Üçüncü senaryo, araştırmacıların “gerçek hayatta en sık yaşanan” durum olarak tanımladığı kombinasyondu.Katılımcılar herhangi bir fast-food restoranında yapacakları gibi el dezenfektanı sürdüler, fişi 4 dakika tuttular ve hemen ardından aynı ellerle 10 adet patates kızartması yediler.Bu davranış zinciri (ıslak el, fiş teması, ardından elle yemek) BPA’nın hem deri hem ağız mukozası yoluyla kana geçmesini sağladı.


Bu durumda, kan örneklerinde biyoaktif BPA hızla yükseldi. Kadınlarda ortalama tepe değeri (Cmax) 10.2 ng/mL’ye, erkeklerde 5.6 ng/mL’ye ulaştı.Kadınlarda bu artış 15. dakikada, erkeklerde 60. dakikada zirveye çıktı. İdrarda da 90. dakikada anlamlı bir birikim gözlendi: erkeklerde ortalama ~18 µg/g kreatinin, kadınlarda ~40 µg/gcivarında.



Bu veriler, fiş temasının “önemsiz” olmadığını açıkça gösteriyor. Yalnızca birkaç dakikalık temas, özellikle el dezenfektanı kullanıldıysa, dakikalar içinde kanda biyoaktif BPA yükselmesine yol açabiliyor. Üstelik bu artış, BPA’nın mide-bağırsak yoluyla değil; doğrudan deriden ve ağız içinden kana geçtiğini gösteriyor. Çünkü ölçülen BPA-glukuronid / serbest BPA oranı düşüktü — yani “first-pass metabolism” atlanmıştı.


Bunu şu şekilde düşünebilirsiniz BPA-glukuronid BPA nın mide ve bağırsaklardan emildikten sonra karaciğere gidip işlenmiş hali oluyor. Eğer BPA glukuronid oranı BPA'ya kıyasla düşükse bu da demek oluyor ki BPA'nın hepsi mideye bağırsaklara ve karaciğere gitmemiş ve bir kısmı BPA glukuronide dönüşmeden ağızdan ve deriden kana geçmiş olmalıdır.



BPA Vücutta Ne Yapar? Testosteron ve Üreme Sİstemİ Üzerİne Bulgular

BPA’nın vücuda geçtiği artık net, peki ne yapıyor? 2023’te yayımlanan bir hayvan çalışması bu soruya doğrudan yanıt verdi. BPA’ya uzun süre maruz bırakılan erkek farelerde testosteron üretiminin azaldığı, mitokondriyal fonksiyonun bozulduğu ve spermatogenezin zayıfladığı gösterildi.Hormon profili şu şekilde değişti: FSH yükseldi, LH ve testosteron düştü. Mikroskobik düzeyde, testislerde hücre ölümü (apoptoz) arttı, sperm kalitesi azaldı ve döllenme oranı geriledi.



Mekanizma ise oldukça açık: BPA, östrojen benzeri yapısı sayesinde ERα, ERβ ve G-protein bağlı reseptörleri aktive ediyor.Bu reseptörler üzerinden PKA, MAPK ve PI3K gibi sinyal yolları tetikleniyor.Sonuçta testosteron sentezinde görevli enzimlerin aktivitesi azalıyor, mitokondrilerde enerji üretimi aksıyor ve hücre içi oksidatif stres artıyor.Bu tablo, kronik ve yüksek dozda BPA maruziyetinin Leydig hücrelerinde steroidogenez bozukluğuna yol açtığını doğruluyor.




GERÇEK RİSK NE KADAR BÜYÜK?

İki çalışmayı birlikte okuduğumuzda ortaya çıkan tablo dengeli bir şekilde değerlendirilmeli: Evet, termal fişlerden BPA gerçekten insan vücuduna geçiyor. Evet, hayvan deneyleri BPA’nın testosteronu düşürüp sperm fonksiyonunu bozabileceğini gösteriyor. Ama insan maruziyetinde doz çok daha düşük.


Fiş senaryosunda ulaşılan ortalama 5–10 ng/mL’lik BPA düzeyi, toplum ortalamasının birkaç kat üstünde olsa da, hayvan deneylerinde etki yaratan düzeylerden çok daha düşük. Bu nedenle tek bir fişi tutmak veya arada sırada temas etmek endokrin sistemi bozmaz. Ancak bu davranış günde onlarca kez tekrarlanırsa, örneğin kasiyerler, garsonlar veya baristalar gibi kişilerde, tekrarlayan “mikro maruziyetler” zamanla anlamlı hale gelebilir. Bu kişilerde kümülatif düşük doz maruziyetin hormonal etkileri henüz tam bilinmiyor ancak biyolojik olarak olasılık dışı da değil.



Sonuç: Küçük Bir Fiş, Sessiz Bir Maruziyet

Bu verilerden çıkarılacak en mantıklı sonuç şu:Termal fişlerden BPA emilimi gerçek bir olgudur, ama koşula bağlıdır.


  • Kuru el + fiş → Düşük transfer, önemsiz sistemik etki.

  • Dezenfektan + fiş (ıslak el) → Çok yüksek transfer (581 µg), emilim potansiyeli yüksek.

  • Dezenfektan + fiş + elle yemek → Dakikalar içinde 5–10 ng/mL biyoaktif BPA kan düzeyi, sistemik emilim kanıtlı.


Yani tek başına fiş değil, davranış zinciri riski belirliyor.

BPA’nın erkek üreme sistemi üzerindeki etkileri yüksek dozlarda net, ancak fişlerden alınan düşük dozların uzun vadeli sonuçlarını anlamak için daha fazla insan çalışmasına ihtiyaç var. Yine de basit önlemlerle maruziyeti azaltmak mümkün:

  • El dezenfektanı kullandıktan hemen sonra fiş almamak,

  • Fiş tuttuktan sonra yemek yemeden önce elleri yıkamak,

  • Dijital fişleri tercih etmek,

  • Mesleki temas varsa BPA içermeyen kâğıt kullanmak.


Bu küçük önlemler, farkında olmadan maruz kalınan kimyasal yükü ciddi oranda azaltabilir.Sonuç olarak, termal fişler “tehlikeli bir alarm” değil, bilinç gerektiren bir farkındalık konusudur.


Referanslar:

  • Hormann AM, Vom Saal FS, Nagel SC, Stahlhut RW, Moyer CL, Ellersieck MR, Welshons WV, Toutain PL, Taylor JA. Holding thermal receipt paper and eating food after using hand sanitizer results in high serum bioactive and urine total levels of bisphenol A (BPA). PLoS One. 2014 Oct 22;9(10):e110509. doi: 10.1371/journal.pone.0110509. PMID: 25337790; PMCID: PMC4206219.


  • Ryu DY, Pang WK, Adegoke EO, Rahman MS, Park YJ, Pang MG. Bisphenol-A disturbs hormonal levels and testis mitochondrial activity, reducing male fertility. Hum Reprod Open. 2023 Nov 15;2023(4):hoad044. doi: 10.1093/hropen/hoad044. PMID: 38021376; PMCID: PMC10681812.

 
 
 
bottom of page