top of page

AÇLIKTA KAS ERİMESİ NE KADAR OLUR?

Dec 17, 2025
6 min read

İnsanlar evrimsel süreç boyunca uzun süreli besin yoksunluğu dönemleriyle karşı karşıya kalmış ve bu dönemlerde hayatta kalabilmek için fiziksel kapasitesini korumak zorunda olmuştur. Bu nedenle insan metabolizması, açlık koşullarına uyum sağlayabilecek şekilde gelişmiştir. Günümüzde ise açlık çoğunlukla istemli olarak, kilo kaybı veya metabolik sağlık amacıyla uygulanmakta; özellikle kas dokusu ve fiziksel performans üzerindeki etkileri yoğun şekilde tartışılmaktadır. Açlık sırasında vücut ağırlığı ve yağsız vücut kütlesinde (lean mass) belirgin bir azalma görülmesi, bu sürecin kas kaybına yol açtığı algısını güçlendirmektedir.


Ancak lean mass kavramı yalnızca kontraktil (kasılma sağlayan) kas proteinlerini değil; kas glikojeni, hücre içi su ve kontraktil olmayan proteinleri de içermektedir. Bu nedenle lean mass’teki (yağsız kas kütlesindeki) azalmanın, kas fonksiyonundaki değişimleri doğrudan yansıtıp yansıtmadığı net değildir. Mevcut literatürde kısa süreli açlığın metabolik etkileri iyi tanımlanmış olsa da, daha uzun süreli açlığın büyük kas gruplarının gücü, dayanıklılık kapasitesi ve kas metabolizması üzerindeki etkileri sınırlı sayıda çalışmada incelenmiştir.


2025 yılında Nature Communications'ta yayımlanan bir çalışma, yedi günlük tam açlığın insanlarda kas gücü, aerobik performans ve metabolik adaptasyonlar üzerindeki etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Ayrıca araştırmada, açlık sırasında gözlenen lean mass kaybının ne kadarının gerçek protein kaybına karşılık geldiği idrar nitrojeni ölçümleriyle nicel olarak analiz edilmiş ve bu kaybın kas fonksiyonu, kas gücü ile ilişkisi bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.




Çalışma Nasıl Yapıldı?


KATILIMCILAR

Çalışmaya sağlıklı, genç ve egzersiz deneyimi olan bireyler dahil edilmiştir. Toplamda 15 katılımcı çalışmaya alınmış, ancak ikisi açlık sürecini tamamlayamadığı için analiz dışı bırakılmıştır. Böylece çalışmaya 7 erkek ve 6 kadından oluşan toplam 13 katılımcı ile devam edilmiştir. Katılımcıların herhangi bir kronik hastalığı bulunmamakta, düzenli ilaç veya tütün ürünü kullanımı olmamaktadır. Çalışma süresince ciddi bir yan etki veya klinik komplikasyon bildirilmemiştir.


DENEY PROTOKOLÜ

Katılımcılar yedi gün boyunca yalnızca su tüketmiş ve bu süre zarfında normal günlük yaşamlarına devam etmiştir. Açlık öncesinde tüm ölçümler bir gecelik açlığın ardından yapılmış, aynı ölçümler açlığın altıncı ve yedinci günlerinde tekrar edilmiştir. Katılımcılar her gün laboratuvara gelerek vücut ağırlığı ölçümü, kan örneği verme ve klinik değerlendirmeden geçirilmiştir. Güvenlik amacıyla sürekli kalp atım hızı takibi yapılmış ve açlık süreci sağlık personeli tarafından izlenmiştir.


VÜCUT KOMPOZİSYONU VE AĞIRLIK ÖLÇÜMLERİ

Vücut ağırlığı yüksek hassasiyetli dijital tartı ile ölçülmüştür. Vücut kompozisyonu analizi için çift enerjili X-ışını absorbsiyometrisi (DXA) kullanılmıştır. Bu yöntemle toplam vücut, ekstremiteler ve gövde için yağ kütlesi, yağsız vücut kütlesi (lean mass) ve kemik mineral içeriği ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Ölçümler açlık öncesinde iki kez alınmış ve ortalamaları referans değer olarak kullanılmıştır.


KAS GÜCÜ TESTLERİ

Kas gücü, diz ekstansör kaslarında izometrik ve izokinetik testlerle değerlendirilmiştir. Testler izokinetik dinamometre kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar farklı açısal hızlarda maksimal kasılmalar yapmış, elde edilen en yüksek tork ve ortalama güç değerleri analiz edilmiştir. Bu testler açlık öncesinde ve açlığın altıncı gününde aynı protokolle uygulanmıştır.


AEROBİK PERFORMANS VE YAĞ OKSİDASYONU TESTLERİ

Aerobik kapasite, kademeli yük artırımlı bisiklet ergometresi testi ile ölçülmüş ve maksimal oksijen tüketimi (VO₂peak) hesaplanmıştır. Ayrıca maksimal yağ oksidasyonunu değerlendirmek amacıyla, farklı yoğunluklarda basamaklı bir egzersiz testi uygulanmıştır. Egzersiz sırasında solunum gazları sürekli ölçülmüş, kalp atım hızı ve algılanan efor düzeyi kaydedilmiştir.


DİNLENME METABOLİZMASI

Dinlenme metabolik hızı ve substrat kullanımı, dolaylı kalorimetri yöntemiyle ölçülmüştür. Ölçümler sessiz ve kontrollü bir ortamda, katılımcılar sırtüstü pozisyonda dinlenirken gerçekleştirilmiştir. Bu sayede açlık öncesi ve sırasında enerji harcaması ile yağ ve karbonhidrat kullanım oranları belirlenmiştir.


KAN, İDRAR VE KAS BİYOPSİSİ ANALİZLERİ

Açlık süresince her gün kan örnekleri alınarak glukoz, insülin, serbest yağ asitleri ve keton cisimcikleri analiz edilmiştir. Protein kaybını değerlendirmek amacıyla 24 saatlik idrar örnekleri toplanmış ve toplam nitrojen atılımı ölçülmüştür. Ayrıca, açlık öncesinde ve yedi günlük açlığın sonunda vastus lateralis kasından biyopsiler alınarak kas glikojeni, mitokondriyal enzimler ve metabolik düzenleyici proteinlerin ekspresyonu analiz edilmiştir.



ARAŞTIRMA BULGULARI


VÜCUT AĞIRLIĞI VE KOMPOZİSYONUNDAKİ DEĞİŞİMLER

Yedi günlük açlık süresince katılımcıların vücut ağırlığı ortalama 5–6 kg azalmıştır. Bu kilo kaybının hem yağ kütlesi hem de yağsız vücut kütlesi (lean mass) bileşenleri bulunmaktadır. DXA ölçümlerine göre toplam lean mass kaybı yaklaşık 4.6 kg, toplam yağ kütlesi kaybı ise yaklaşık 1.4 kg olarak saptanmıştır. Kemik mineral içeriğinde ise anlamlı bir değişiklik görülmemiştir. Yani kilo kaybının çoğu yağ yerine kas kütlesinden olmuştur ancak bu tamamen fonksiyonel kas kaybı anlamına gelmez. Sebebini birazdan inceleyeceğiz.


Lean mass kaybı yalnızca gövdede değil, kol ve bacaklarda da benzer oranlarda gerçekleşmiştir. Alt ve üst ekstremitelerde yaklaşık %6 civarında lean mass azalması gözlenmiştir. Bu bulgu, açlık sırasında kaybın lokal değil, sistemik bir özellik taşıdığını göstermektedir.




PROTEİNDEKİ AZALMA VE YAĞSIZ KÜTLE KAYBININ KAS KÜTLESİ İLE İLİŞKİSİ

Açlık sırasında gerçek protein kaybını değerlendirmek için 24 saatlik idrar örneklerinden nitrojen atılımı ölçülmüştür. Yedi gün boyunca toplam nitrojen atılımı yaklaşık 84 gram olarak hesaplanmıştır. Bilinen dönüşüm katsayıları kullanılarak bu miktar yaklaşık 520 gram protein kaybına karşılık gelmektedir.


Kas dokusunda proteinin toplam lean mass içindeki payı göz önüne alındığında, bu protein kaybı yaklaşık 2.5–2.6 kg lean mass(yağsız kütle)'e eşdeğeridir. Bu durum, DXA ile ölçülen toplam 4.6 kg’lık lean mass kaybının tamamının protein kaybından kaynaklanmadığını göstermektedir. Geriye kalan kaybın önemli bir kısmının kas glikojeni ve buna bağlı su kaybı ile hücre içi sıvı değişimlerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu nedenle lean mass azalması, doğrudan fonksiyonel kas kaybı olarak yorumlanmamıştır.



KAS GÜCÜ

Kas gücü, diz ekstansör kaslarında izometrik(kasın hareket etmeden sabit bir açıda ürettiği güç) ve izokinetik(kasın hareket ekseni boyunca ürettiği güç) testlerle değerlendirilmiştir.


Açlık öncesi ve açlığın altıncı günü yapılan ölçümler karşılaştırıldığında, maksimal kas gücünde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Farklı açısal hızlarda ölçülen izokinetik tork değerleri ve ortalama güç çıktıları da açlık sonrası dönemde korunmuştur.


Bu sonuçlar, belirgin lean mass kaybına rağmen kasın mekanik gücünün korunduğunu göstermektedir. Başka bir ifadeyle, açlık süreci kas fonksiyonunda ölçülebilir bir zayıflamaya yol açmamıştır. Fonksiyonel kas kaybı daha ciddi kas gücü kayıplarına yol açar, ancak araştırmada maksimal kas gücünde ciddi bir kayıp gözlemlenmemiştir.




AEROBİK KAPASİTE VE EGZERSİZ PERFORMANSI

Aerobik performans değerlendirmesinde farklı bir tablo ortaya çıkmıştır. Maksimal oksijen tüketimi (VO₂peak) açlık sonrasında yaklaşık %13 oranında azalmıştır. Aynı şekilde, egzersiz sırasında ulaşılan maksimal güç çıktısı da yaklaşık %15–16 oranında düşmüştür.



Egzersiz sırasında ölçülen solunum değişim oranı, açlık sonrası dönemde belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur. Bu durum, egzersiz sırasında karbonhidrat kullanımının azaldığını ve enerji üretiminin daha çok yağ ve keton oksidasyonuna kaydığını göstermektedir. Buna karşın egzersiz sonunda ölçülen laktat düzeyleri ve algılanan efor, açlık öncesi ve sonrası benzer bulunmuştur.


DİNLENME METABOLİZMASI VE SUBSTRAT (VÜCUDUN ENERJİ KAYNAĞI) KULLANIMI

Dinlenme metabolik hızı açlık sırasında anlamlı biçimde değişmemiştir. Ancak enerji substratı(vücudun kullandığı enerji kaynağı) kullanımı belirgin şekilde farklılaşmıştır.


Dinlenme halinde yağ oksidasyonunun enerji üretimine katkısı artarken, karbonhidrat kullanımının payı belirgin biçimde azalmıştır.

Maksimal yağ oksidasyonu testi sırasında açlık sonrası dönemde yağ oksidasyon hızının yaklaşık iki katına çıktığı saptanmıştır. Ayrıca bu maksimal yağ oksidasyonunun daha yüksek egzersiz yoğunluklarında gerçekleştiği görülmüştür. Bu bulgular, açlık sırasında metabolizmanın yağ kullanımına güçlü şekilde adapte olduğunu göstermektedir.


KAN METABOLİTLERİ VE KETONLAR

Açlık süresince dinlenme halinde kan glukoz düzeyleri düşmüş, buna karşın serbest yağ asitleri ve keton cisimcikleri belirgin şekilde artmıştır.



Egzersiz sırasında keton düzeylerinin azalması, ketonların aktif olarak enerji substratı olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Egzersiz sonrası glukoz ve insülin yanıtları ise açlık öncesi döneme kıyasla daha düşük yoğunluklarda ortaya çıkmıştır.


KAS BİYOPSİSİ BULGULARI VE METABOLİK ADAPTASYONLAR

Kas biyopsileri, açlık sonrası kas glikojen içeriğinin yaklaşık %50 oranında azaldığını, ancak tamamen tükenmediğini göstermiştir. Mitokondriyal oksidatif enzimlerin ve solunum zinciri proteinlerinin ekspresyonunda anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır.



Buna karşın, karbonhidrat oksidasyonunu baskılayan PDK4 proteininin üretimi yaklaşık 13 kat artmıştır. Bu artış, pyruvat dehidrogenaz (PDH) enziminin inhibisyonuna(engellenmesine) yol açarak kasın karbonhidrat kullanımını sınırlandırmaktadır.


SONUÇ

Bu çalışma, insan vücudunun kısa süreli açlıklara sanılandan daha dayanıklı olduğunu göstermektedir. Yedi gün gibi ekstrem bir açlık süresine rağmen kas gücünün korunması, vücudun önceliğinin kas fonksiyonunu sürdürmek olduğunu ortaya koymaktadır. Açlık sırasında gözlenen lean mass kaybı, büyük ölçüde kas glikojeni, su ve hücre içi sıvı değişimlerinden kaynaklanmakta; tamamı fonksiyonel kas kaybına karşılık gelmemektedir.


Açlığın kas gücünden çok dayanıklılık ve performansı etkilediği görülmektedir. Karbonhidrat kullanımının baskılanması ve enerji üretiminin yağ ve ketonlara kayması, yüksek yoğunluklu aerobik kapasitenin azalmasına yol açmaktadır. Buna karşın, kasın mekanik gücü büyük ölçüde korunmaktadır. Bu bulgular, ara sıra öğün atlama, kısa süreli açlıklar veya geçici beslenme düzensizliklerinin sağlıklı bireylerde ciddi kas kaybına yol açmadığını düşündürmektedir.


Ancak bu çalışmada uygulanan açlık protokolü son derece kontrollü ve klinik gözetim altında gerçekleştirilmiştir ve kesinlikle bir öneri niteliği taşımamaktadır. Uzun süreli ve kontrolsüz açlık dönemleri ciddi sağlık sorunlarına ve gerçek fonksiyonel kas kaybına yol açabilir. Bu araştırma, açlığın zararsız olduğunu değil; insan vücudunun ekstrem koşullarda bile sanıldığı kadar kırılgan olmadığını göstermektedir.


Referans:

  • Kolnes KJ, Nilsen ETF, Brufladt S, Meadows AM, Jeppesen PB, Skattebo Ø, Johansen EI, Birk JB, Højlund K, Hingst J, Skålhegg BS, Kjøbsted R, Griffin JL, Kolnes AJ, O'Rahilly S, Wojtaszewski JFP, Jensen J. Effects of seven days' fasting on physical performance and metabolic adaptation during exercise in humans. Nat Commun. 2025 Jan 2;16(1):122. doi: 10.1038/s41467-024-55418-0. PMID: 39747857; PMCID: PMC11695724.

 
 
 
bottom of page