top of page

KANSER TEDAVİSİNDE WHEY PROTEİN KULLANIMI

Dec 26, 2025
4 min read

Whey proteinler uzun süredir sporcu beslenmesi ve klinik nutrisyon alanlarında kullanılan protein kaynaklarıdır. Buna rağmen, son yıllarda whey protein tüketiminin kanserle ilişkili olabileceğine dair çeşitli iddialar ortaya atılmaktadır. Bu tartışmaların büyük bölümü, protein alımı ile hücresel büyüme mekanizmaları arasındaki ilişkinin yüzeysel yorumlanmasına dayanmaktadır. Oysa böyle bir ilişki, ancak sistematik olarak değerlendirilmiş bilimsel veriler ışığında ele alınabilir.


Bu yazı, 2025 yılında International Journal of Molecular Sciences’ta yayımlanan ve whey proteinlerin kanser karşıtı potansiyelini inceleyen hakemli bir sistematik derlemeye dayanmaktadır. Çalışma, PRISMA 2020 kriterlerine uygun olarak yürütülmüş; PubMed, Scopus ve Web of Science veri tabanlarında 2000–2024 yılları arasında yayımlanan in vitro çalışmalar, hayvan deneyleri ve sınırlı sayıda klinik araştırma taranmıştır. Bu süreç sonucunda, whey proteinlerin farklı kanser türlerinde hücresel ve moleküler düzeyde nasıl etkiler gösterebileceğini inceleyen 24 çalışma detaylı olarak analiz edilmiştir.


İncelenen bu sistematik derleme, Türkiye’den Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan akademisyenlerin de yer aldığı, Romanya’daki Constantin Brâncuși University of Târgu Jiu ile yürütülen uluslararası ve disiplinler arası bir iş birliği sonucunda hazırlanmıştır. Türk bilim insanlarının katkı sunduğu bu çalışma, whey proteinlerin kanser biyolojisi üzerindeki etkilerini yüksek metodolojik standartlarla ele alması açısından ayrıca takdiri hak etmektedir.




WHEY PROTEİN NEDİR?

Whey protein, süt proteinlerinin yaklaşık %20’sini oluşturan ve peynir üretimi sırasında açığa çıkan protein türüdür. Temel aminoasitler açısından zengin olmasının yanı sıra, whey proteinleri klasik bir protein kaynağından ayıran asıl özellik, biyoaktif protein ve peptitler içermesidir. Bu bileşenler arasında β-laktoglobulin, α-laktalbumin ve laktoferrin öne çıkmaktadır.


İncelenen derlemede whey proteinler; konsantre (WPC), izolat (WPI) ve hidrolizat (WPH) olmak üzere üç ana formda ele alınmıştır. Bu formlar, protein saflığı, sindirilebilirlik ve peptit içeriği açısından farklılık göstermekte; bu da biyolojik etkilerinin değişmesine neden olabilmektedir. Özellikle hidrolize formlar, daha kısa zincirli peptitler sayesinde hücresel düzeyde daha belirgin biyolojik aktivite gösterebilmektedir.


Whey proteinlerin fonksiyonel kabul edilmesinin temel nedenlerinden biri, yüksek sistein (bir tür amino asit) içeriği sayesinde hücre içi antioksidan savunmada kilit rol oynar. Bu özellik, whey proteinleri yalnızca kas protein senteziyle ilişkilendirilen bir besin olmaktan çıkarıp, oksidatif stres, bağışıklık yanıtı ve hücresel denge üzerinde etkili olabilen biyolojik olarak aktif bir bileşen haline getirmektedir.



WHEY PROTEİNİN ETKİLERİ HANGİ KANSER TÜRLERİNDE İNCELENDİ?

İncelenen sistematik derlemede whey proteinlerin kanser hücreleri üzerindeki etkileri farklı malignitelerde(kötü huy seviyesi) değerlendirilmiştir. Ancak kanıtların gücü, kanser türüne ve kullanılan deneysel modele göre değişkenlik göstermektedir. Çalışmaların büyük bölümü belirli kanser türlerinde yoğunlaşmış olup, en güçlü veriler kolorektal ve meme kanseri üzerine elde edilmiştir.


KOLOREKTAL KANSER

Kolorektal kanser, whey proteinlerin antikanser potansiyelinin en kapsamlı şekilde incelendiği kanser türüdür. Derlemede yer alan hem in vitro(laboratuvar çalışmaları) hem de hayvan çalışmalarında, whey protein ve türevlerinin tümör gelişimini baskıladığı, hücre proliferasyonunu (hücre bölünmesi) azalttığı ve apoptozu (hücrenin kendini imha etmesi) artırdığı gösterilmiştir. Bazı hayvan modellerinde tümör hacminde azalma ve tümör oluşumunun geciktiği rapor edilmiştir.

Moleküler düzeyde, whey proteinlerin Wnt/β-katenin ve PI3K/Akt gibi kolorektal kanserle yakından ilişkili sinyal yolaklarını baskıladığı bildirilmiştir. Ayrıca oksidatif stres belirteçlerinde azalma gözlenmiştir.


2019 yılında yapılan bir klinik araştırmaya göre ise whey protein desteğinin, özellikle kemoterapi alan hastalarda beslenme durumunu iyileştirdiği ve tedaviye bağlı toksisiteleri azalttığı belirtilmiştir. Bu bulgular, whey proteinlerin kolorektal kanserde doğrudan tedavi edici değil, destekleyici ve biyolojik olarak anlamlı bir rolü olabileceğini düşündürmektedir.



MEME KANSERİ

Meme kanseri, whey proteinlerin antikanser etkilerinin en sık araştırıldığı ikinci kanser türüdür. İn vitro(laboratuvar) çalışmalarda whey proteinlerden elde edilen biyoaktif peptitlerin meme kanseri hücrelerinde proliferasyonu(hücre bölinmesi) azalttığı, hücre döngüsünü durdurduğu ve apoptozu (hücre kendini imhası) uyardığı gösterilmiştir. Özellikle laktoferrin ve α-laktalbumin türevlerinin bu etkilerde öne çıktığı rapor edilmiştir.





Bazı çalışmalar, whey proteinlerin mTOR yolu üzerinden hücresel büyümeyi baskılayarak, belirli kemoterapötik ajanlara karşı hücre duyarlılığını artırabileceğini göstermektedir.




Ayrıca hayvan modellerinde, whey proteinlerin yalnızca tümör büyümesini değil, kanserin yol açtığı davranışsal ve metabolik değişiklikleri de olumlu yönde etkileyebileceğine dair bulgular mevcuttur.


Bununla birlikte, bu alandaki verilerin büyük ölçüde preklinik düzeyde olduğu ve klinik genelleme için sınırlı olduğu özellikle vurgulanmaktadır.


DİĞER KANSER TÜRLERİ

Derlemede ayrıca karaciğer kanseri, prostat kanseri, multiple myeloma ve akciğer kanseri gibi farklı malignitelerde(kötü huy seviyesi) whey proteinlerin etkilerini inceleyen çalışmalar da yer almaktadır. Bu çalışmalarda whey proteinlerin oksidatif stresi azalttığı, apoptotik sinyalleri artırdığı ve bazı durumlarda kemoterapötik ilaçların etkinliğini güçlendirdiği bildirilmiştir. Bu sepeple de onkolojik tedavilerde kullanımını desteklemektedir.



Bu kanser türleri için mevcut verilerin çoğu hücre kültürü ve hayvan modellerine dayanmaktadır. Araştırmacılar, bu bulguların biyolojik açıdan dikkat çekici olmakla birlikte, klinik uygulamalar açısından erken aşamada değerlendirilmesi gerektiğini özellikle belirtmektedir. Bu nedenle whey proteinlerin bu kanser türlerinde kullanımına ilişkin net klinik çıkarımlar yapmak için daha fazla kontrollü çalışmaya ihtiyaç vardır. Ancak whey proteinin kanser tedavisine yardımcı olabileceği hakkında, bu bulgular umut vericidir.



TÜM BU BULGULAR NE ANLAMA GELİYOR?

Sistematik derlemenin en önemli noktalarından biri, whey proteinlere dair bulguların büyük bölümünün preklinik (hücre kültürü ve hayvan modeli) düzeyde gelmesine rağmen, sınırlı sayıda da olsa klinik çalışma verilerinin mevcut olmasıdır. Bu klinik çalışmaların ortak yönü, whey proteinleri “kanseri tedavi eden bir ajan” olarak değil, kanser hastalarında sık görülen malnütrisyon(beslenme eksikliği), kas kaybı ve tedavi toksisiteleri gibi sorunları hedefleyen destekleyici bir beslenme müdahalesi olarak ele almalarıdır.



Derlemede öne çıkan klinik sonuçlar, whey protein desteğinin özellikle kemoterapi alan hastalarda:

  • Beslenme durumunu iyileştirebildiğini,

  • Glutatyon (GSH) seviyelerini artırarak antioksidan savunmayı destekleyebildiğini,

  • Hücre proliferasyonunu(çoğalmasını) azaltabildiğini,

  • Apoptotoik sinyalleri artırabildiğini,

  • Bazı yan etkiler ve komplikasyonları azaltarak tedaviye toleransı artırabileceğini,


    Dolaylı olarak yaşam kalitesine ve kanser ilerlemesinin yavaşlatılmasına katkı sağlayabileceğini göstermektedir.


Bu bulguların klinik açıdan anlamı şudur: Kanser tedavisinde başarı yalnızca tümörü hedeflemekle sınırlı değildir; hastanın tedaviye dayanabilmesi, kilo ve kas kaybının önlenmesi, immün fonksiyonun korunması ve toksisite yönetimi de sonuçları doğrudan etkileyebilir. Whey proteinlerin klinikte potansiyel değeri, tam olarak bu “destekleyici onkoloji” alanında ortaya çıkmaktadır.


Bununla birlikte, araştırmacılar klinik kanıtların sınırlarını açık biçimde vurgulamaktadır. Mevcut klinik çalışmaların sayısı azdır; örneklem büyüklükleri sınırlı, takip süreleri görece kısa ve kullanılan whey ürünleri (konsantre/izolat/hidrolizat) arasında belirgin farklılıklar vardır. Bu nedenle derlemenin vardığı sonuç, whey proteinlerin kanser hastalarında genel olarak iyi tolere edilen ve destekleyici potansiyeli olan bir seçenek olabileceği; ancak “kanıtlanmış antikanser tedavi” olarak sunulmasının bilimsel olarak doğru olmadığıdır.


Bu çerçevede en doğru ifade şudur: Whey proteinler kanserde, doğrudan tümörü ortadan kaldıran bir ajan değil; metabolik dayanıklılığı, redoks dengesini ve beslenme durumunu destekleyerek tedavi sürecine katkı sağlayabilecek bir “adjunct/supportive” yaklaşımdır.


Referans:

  • Elmas S, Fındık M, Kıyak R, Taşkın G, Cîrțînă D, Dîrnu R, Guță N, Mecu RM, Bîcă MD. Anticancer Potential of Whey Proteins-A Systematic Review of Bioactivity and Functional Mechanisms. Int J Mol Sci. 2025 Oct 26;26(21):10406. doi: 10.3390/ijms262110406. PMID: 41226446; PMCID: PMC12611071.

 
 
 
bottom of page